Bir oran bağıntısı olarak adlandırılan altın oran sanatsal çalışmalarda kullanılırken doğadaki tüm nesnelerde bu oranın varlığından söz edilebilir. Altın Oran Nedir? Merak edilirken matematiksel bir hesaplama olan bu uygulama sayesinde estetik ölçüler belirlenir.

Altın Oranın Kullanımı

Altın oran, bir bütünün kendi içerisinde yer alan uyumlu yapılanmayı ifade eder. Sayısal ve geometrik ifadelerle açıklanmaya çalışılan altın oranı tarihi süreçlerde çeşitli topluluklar kullanmıştır. Tarihi geçmişi tam olarak bilinmese de Mısır medeniyetinde bu oranın kullanıldığı bilinir

Bunun yanı sıra Antik Yunan’da da bu tür bir uygulama ile karşılaşılmaktadır. Öklit “Elementler Tezi” adı verilen çalışmasında bu orandan söz ederken aynı zamanda bu uygulamadan Fibonacci Sayıları olarak bahsedilir.

Altın oranın çeşitli eserlerde kullanıldığı gözlemlenirken bunlardan biri de Mısır Piramitleridir. Aynı zamanda da Leonardo da Vinci eserlerinde altın oran kuralına bağlı kalarak çizimler yapmıştır. Altın oranla estetik bir yaklaşım sergilenirken güzelliğin ifade edilmesinde bu oranın kurallarına bağlı kalınır.

Eserin ortaya konma süreçlerinde altın oranla ne derece ilişkili olduğuna bakılırken bu eserin güzel olup olmadığı değerlendirilirken de altın orana uygunluk aranır. Fibonacci sayıları olarak adlandırılan uygulama İtalyan asıllı matematikçi Leonardo Fibonacci tarafından bulunduğu için bu isimle adlandırılır.

 

Fibonacci Dizileri Nedir?

Fibonacci dizilerinde sayılardan herhangi biri kendisinden önce gelen sayıyla toplanırken bu dizilerin birbirine oranlaması yapılmaktadır. Elde edilen bu sonuçla altın orana ulaşılırken Fibonacci dizisinde rastgele bir sayıdan başlamak mümkündür.

Leonardo Fibonacci’nin yaklaşık olarak 1170’li yıllarda yaşamış olabileceği tahmin edilirken kendisi Hint-Arap sayılarıyla ilgili olarak çalışmalar yapan ve bu sayıları Avrupa medeniyeti ile tanıştıran kişidir. Yaşadığı dönemde matematik bilimi ile uğraşan Fibonacci’nin bulduğu Fibonacci dizilimi sayesinde altın oranın hesaplanması mümkün olurken Antik Çağ’da yapılan eserlerde bu uygulamaya rastlanmaktadır.

Sanat eserlerinde, mimari yapılarda ya da insan yüzünde dahi altın oran hesaplaması yapılabilirken çalışma insan yüzüne uygulandığında kusursuz güzelliğin nasıl olması gerektiği ortaya konur. Bunun yanı sıra Mısır medeniyetinin bıraktığı eserler arasında yer alan piramitlerde bu uygulamadan yararlanılmıştır.

Altın oran doğadaki tüm nesnelerde karşılaşılabilen bir durumdur ve bilimsel çalışmalarla bu konu desteklenmektedir. Birçok sanatçı çeşitli dönemlerde eserlerinde bu orana bağlı kalırlarken Mimar Sinan’ın yapıtlarında da uygulamaya rastlanır.

Sanatta, matematikte ya da mimari ve mühendislik alanlarında altın orana uygun çalışmalar yapıldığı görülür. Altın oran sayesinde birçok alanda estetik ve güzel olan elde edilmeye çalışılırken doğadaki tüm oluşumlarda bu tür bir oranın varlığından söz etmek mümkündür.

Altın oranın temel dayanağı matematik ve geometri olurken kendisine yönelik olarak merak edilenler arasında Altın Oran Nedir? Sorusu yer alır. Evrende var olan tüm varlıkların parçaları arasındaki uyum keşfedildikten sonra mimari, mühendislik ya da sanat gibi alanlarda kullanılmaya başlanmıştır. Altın oran bir oran bağıntısıdır ve matematiksel yöntemlerle hesaplanır.