Renk Çemberi

 

Renklerden söz edileceği zaman ana renkler ve ara renklerden bahsetmek gerekirken Renk Çemberi Nedir? Sorusu da sıklıkla gündemde olur. Renk çemberi dendiğinde ara ve ana renklerin arasındaki ilişkiden söz etmek gerekir.

Bunun yanı sıra günümüzde pigmentlerle üretim yapan basım teknolojileri söz konusu olduğunda birincil ana renklerin siyah, mavi, macenta ve sarı olarak tercih edildiği görülür.

Renklerin insan psikolojisi üzerinde de etkisi olduğu bilinen bir gerçektir. Çeşitli sektörlerde renklerin bu gücünden yararlanıldığı görülür. Gıda sektöründe ya da farklı alanlarda renklerin insanın duygu dünyasında yaratabileceği etkiler dikkate alınır. Reklam sektörü bu konuda en fazla renkleri kullanan alanlardan biridir.

Işık renkleri söz konusu ise ana renklerden söz ederken kırmızı, mavi ve yeşilden bahsetmek gerekir. Bunun yanı sıra pigment renkleri olarak tanımlanan renklerde sarı, mavi ve kırmızı ana renkleri ifade eder. Tüm boyaların yapısında yer alan pigmenteler çeşitli renk maddelerinden oluşur ve pigmentler kendi renklerindeki ışığı yansıtır.

 

Renk Nedir?

Renk Nedir? Dendiğinde ışıktan ayrı düşünülmemesi gereken bir durumla karşılaşılır. Renk cisimlerden yansıyan ışığın gözümüzde oluşturduğu etkidir. Işık bir nesneye çarpıp tamamen gözümüze yansırsa bunu beyaz olarak algılarız.

Nesne ışığı yutar ve hiç yansıtmazsa bu durumda da gözümüze görünen renk siyah olur. Newton tarafından yapılan deneyler sonucunda renk hakkında fikir yürütmek mümkün olurken prizmadan sıralı olarak yansıttığı renklere renk tayfı adını veren de kendisidir.

Renkler ana ve ara renkler olarak incelenirken aynı zamanda da nötr, sıcak- soğuk ve kontrast renkler olarak da gruplandırılır. Işık çevremizde yer alan tüm objelerden yansıyarak gözümüze ulaşır. Bunun sonucunda ise zihnimizde oluşan duyum dendiğinde renkten söz edilmiş olur. Bir rengi algıladığımız zaman aslında algıladığımız şey ışığın kendisidir.

Isaac Newton 1666 yılında cam prizmadan ışığın dalga boylarına bölünerek kırıldığını fark etmiştir. Karanlık bir odada yapılan bu çalışma aynı zamanda kendisinden sonraki çalışmalar açısından da yol gösterici olmuştur.

Thomas Young isimli fizikçi ise 1802 yılına gelindiğinde gözlerde üç tip koni hücresi olduğunu bunların ışığın belirli bir aralığına karşı duyarlılık gösterdiğini ileri sürmüştür.

1860’lı yıllara gelindiğinde ise Maxwell’in üç birincil ana rengin kullanımını araştırdığı görülür. Ona göre ana renkler tek değildir fakat dalga boylarının geniş tutulması durumunda geniş algılanan bir ara değere ulaşılabilir.

RGB görsel renkleri bilinen gamla karşılayabilirken tüm ışık renklerini karşılayamamaktadır. Yeşilde görülen eksikler burada söz konusudur. Çevremizdeki tüm objelerin aldıkları ışığı yansıtması sonucunda görünmeleri gerçekleşir. Güneşten yansıyan ışınlar da öncelikle beyaz olarak algılanır. Işık ışınlarından bazıları emildiğinde renk olarak görünürken bazıları da yansıdıklarında renge dönüşür.

Çevremizdeki nesnelerin renkleri yansıma ya da emilmeye bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Gözümüze objelerden iletilen renklerin farklı olmasının nedeni ışığın emilme ve yansıma miktarlarında görülen farklılıklardır.

Bütün objelerin aldıkları üç ana ışık rengi kırmızı, yeşil ve koyu mavidir. Bazı objelerin tüm ışığı yansıtması üç rengin toplamı olan beyaz şeklinde algılanmalarına neden olur. Objelerin ışığın tümünü emmesi ise ışıksız kalmasına ve siyah olarak algılanmasına neden olur.

renk çemberi

 

Ana Renkler

Ana Renkler söz konusu olduğunda mavi, sarı ve kırmızıdan bahsetmek gerekirken doğada yer alan tüm renkler ana renklerin karışımından meydana gelir. Kırmızı ile sarı karıştığında turuncu olurken mavi ve sarının karışımından yeşil elde edilir. Mavi ve kırmızı karıştırıldığında ise ortaya mor renk çıkar. Ana renkler diğer renklerin karışımı ile elde edilmezler. Işık renklerinin karıştırılmasında birincil renk olarak koyu mavi, kırmız ve yeşilden söz etmek gerekir.

Ara Renkler

Ana renklerin karıştırılması ara renklerin elde edilebilmesi için gerekli olurken bu yöntemle birçok renk tonuna ulaşmak mümkün olur. Karıştırma sırasında rengin kullanım oranı sayesinde bir renge ait çok sayıda tonlama yapılabilir. Ara Renkler çoğaltılabilme imkanına sahiptir. Bundan dolayı da geniş bir renk yelpazesinden söz edilebilir. Ara renklerden söz edilmesi gerektiğinde pigment renklerinde birincil renk kendisine yakın ikincil renkle karıştırıldığında üçüncül renk elde edilir. Ara renkler renk çemberinde birincil renklerin arasında yer alır.

Sıcak ve Soğuk Renkler

Renk grupları arasında Sıcak ve Soğuk Renkler de yer alır. Sıcak renklerin insanın içini ısıtan tonları olurken sarı, kırmızı ve turuncu sıcak renk olarak adlandırılır. Soğuk renkler ise mavi, mor ve yeşil olarak isimlendirilir.

Nötr Renkler

Renklerden bahsedildiğinde Nötr Renkler hakkında da bilgi vermek gerekir. Siyah, beyaz ve gri olarak adlandırılan renkler nötr olarak adlandırılan grupta yer alır. Cisim güneş ışığını yutarsa siyah yansıtırsa beyaz olarak algılanır. Siyah ve beyazın karışımından da gri tonu elde edilir.

Kontrast Renkler

Kontrast Renkler dendiğinde yan yana kullanıldıkları zaman etki güçleri artış gösteren renklerden söz ediliyor demektir. Bazı renkler birlikte kullanıldıklarında daha etkileyici olur. Bu renkler zıtlık etkisine bağlı olarak öne çıkarlar. Kontrast renkler arasında kırmızı-yeşil ilk akla gelen örnektir. Bunun yanı sıra sarı-mor da bu örneklerden biridir.

Renk Çemberi

Renk Çemberi olarak da bilinen renk çarkı renklerin kullanımı gerekli olduğunda oldukça önemli veriler sunar. Birçok alanda renk kullanımının doğru yapılması ortaya çıkacak işin kalitesi açısından önemlidir.

Grafik tasarım sırasında, dijital baskı yöntemlerinde, dekorasyonda ya da bunların dışında birçok konuda renk bilgisine ihtiyaç duyulur. Renk çemberi sayesinde ana ve ara renkler bir araya getirilir. Ayrıca bütünleyici renklerin de varlığına ihtiyaç duyulurken bu renkler arasında var olan ilişki renk çemberi ile gösterilir.

Renk sanat açısından temel ögelerden biri olarak kabul edilir. Özellikle tasarım söz konusu ise renklerin daha da önemli hale geldiği görülür. Özellikle resim sanatı gibi alanlarda sanat akımları açısından bakıldığında renk uyumlarının kompozisyon ögeleri ile birleştirildiği görülür.

Renk ışıkla birlikte ortaya çıkan bir olgudur. Fizik bilimi açısından rengin ölçü ve rakamlarla incelendiği fiziksel bir olay olarak değerlendirildiği görülür. Işık dalgalarının varlığı rengin algılanabilmesindeki ön koşuldur.

Güneşten gelen ışınların ayrı hızlarda titreşmesi değişik dalga boylarının oluşmasına yol açar. Rengin zihnimizde yarattığı tesir ise ışığın farklı dalga boylarından başka bir şey olmamaktadır.

Newton’un ayrımına bakıldığında ise beyaz ışığın yedi renk taşıdığı görülür. Işıkta insan gözünü etkileyen dalga boyları ise 390nm ile 800nm arasında değişkenlik göstermektedir.